Meme, kadınlığı simgeleyen önemli organlardan biridir. Tarih boyunca büyük memeler kadında dişiliğin ve doğurganlığın sembolü olarak görülmüştür. Bu amaçla bir çok tıbbi ve tıbbi olmayan yöntemler bulunmuş olsa da , modern plastik cerrahinin temelini oluşturan “replace with like” felsefesine uygun bir yöntem için çalışmalar hızla devam etmektedir.
Meme genel yapı itibariyle meme bezi ve yağ dokusundan oluşur, bu yağ miktarı kadından kadına değişiklik göstermektedir. Meme’nin kıvamı bu yüzden en çok yağ dokusunun kıvamına benzer. Bu benzerlik ve yağ dokusunun vücudumuzda yeteri kadar bol bulunması, ayrıca liposuction ve yağ enjeksiyonunun gelişimi plastik cerrahlar arasında, yağ dokusuyla meme büyütme yapılabilirliği düşüncesini ortaya çıkarmıştır.
Ancak ilk yapılan yağ transferlerinin teknikten yoksun olması nedeniyle trasfer edilen yağ dokularında yaşayamama, hacimde kayıp ve hücre ölümü sonrası kalsifikasyon(kireçleşme) ortaya çıkmıştır. Bütün bunlar plastik cerrahların yağ trasferlerine olan inancının kaybolmasına neden olmuştur. Ancak uzun yıllar boyunca yağ dokusunun transfer edildiği başka vücut bölgesinde yaşayabilirliğini artırmak için çalışmalar devam etmiştir. Varılan ortak nokta; “ yağ dokusu vücutta damarlanması bol bir doku olmasına karşın alındığı yerden başka bir bölgeye nakledilirken hücre ölümü çok hızlı gerçekleşmekte, nakledildiği bölgede kendisini besleyecek yeni damarlanma oluşana dek hücrelerin büyük bölümü ölmektedir.” olmuştur. Ayrıca plastik cerrahinin en ilgi çekici konularından biri olan iskemi reperfüzyon hasarı kaçınılmazdır. Hacim olarak büyük çapa sahip yağ hücreleri travmaya oldukça hassas olduklarından vücuttan alınma ve enjeksiyon sürecine kadar geçen zamanda kullanılan teknik te sonucu etkilemektedir.
Son yıllarda yapılan çalışmalar göstermiştir ki yağ dokusu kök hücre bakımından oldukça zengin bir doku olup elde edilmesi de oldukça kolaydır. Kök hücreler salgıladıkları büyüme faktörler ile yeni damarlanma oluşturlar. Biz buradan yola çıkarak, yağ dokusunun transfer sonrası yaşayabilirliğini kaybetmesini ve hacmindeki azalmayı önlemek için kök hücre kullanılmasını başlattık. Bu bir nevi “supercharge” işlemiydi. Bir yandan travmatik olmayan teknikler kullanarak yağ hücrelerinin transfer edileceği aşamaya kadar canlılığını korurken, bir yandan da gene yağ dokusundan elde edilen kök hücreler ile transfer sonrası canlılığı artırmış olduk.
Kök hücreler bulunduğu çevreye göre özellik gösteren hücrelerdir. Birlikte transfer edildiği kendi orjini olan yağ dokusu ortamında önceki fonksiyonlarını görmeye devam edecektir. Yani hem yeni yağ hücresi oluşumunu hem de yeni damarlanma oluşturarak yağ enjeksiyonunun başarısını maksimum düzeye çıkaracaktır.
Günümüz tıbbının en ilgi çekici konusu olan kök hücre teknolojisi ile ilgili çalışmalar bütün hızıyla devam ediyor. Kök hücreler artık estetik cerrahinin en popüler konularından biri olan yağ enjeksiyonunda da kullanılmaya başlandı. Yağ enjeksiyonu , kendi yağ dokunuzun vücudunuzdan liposuction(yağ emme) yöntemiyle alındıktan sonra bir takım özel işlemlere tabi tutulup, vücudunuzun gençleşmesini istediğiniz bölgesine nakledilmesidir. Yağ enjeksiyonu ile, uygun vakalarda ve iyi teknik kullanıldığı taktirde mükemmel neticeler alınabiliyor. Nitekim hem kendi dokunuz olması nedeniyle herhangi bir alerjik risk taşımaması, hem de kazandırdığı volüm etkisinin yanısıra kıvamının ciltaltı dokunuzla aynı kıvamda olması, yağ enjeksiyonunu diğer yöntemlere üstün kılıyor.
SIKÇA SORULAN SORULAR
Kök hücre destekli yağ enjeksiyonu nedir?
2 yıl önce yaptığımız bazı çalışmalar yağ dokusunun aslında kök hücre açısından oldukça zengin bir doku olduğunu gösterdi. Şöyle ki; liposuction ile alınmış 100 ml’lik yağ dokusundan ortalama 10 milyon kök hücre elde edilir. Bu sayı kemik iliğinden(şu an klinikte uygulanan yöntem) yapılan bir seferlik aspirasyonda(yaklaşık 40 ml) elde edilen kök hücre sayısının 45 katıdır. Kaldı ki yağ dokusundan liposuction ile ortalama 2000 ml yağ alabilmekteyiz.
Kök hücrelerin, nakledikleri dokuda canlılığı artırdığını iyi biliyoruz. Kök hücreler bunu, birkaç yolla sağlıyorlar. Hem sentezledikleri bazı büyüme faktörleri ile direkt etki göstererek, hem de damarlanmayı artırarak dolaylı yoldan nakledikleri dokunun dolaşımını artırıyorlar. Aynı zamanda kök hücreler, nakledikleri dokunun karakterini taşıyan hücrelere de dönüşüyorlar. Yani yağ dokusu ile birlikte nakledildiğinde olgun yağ hücrelerine dönüşebilme potansiyelleri mevcut. İşte biz, kök hücrelerin bu etkilerinden faydalanarak yağ dokusunun enjeksiyon sonrası yaşayabilirliğini ve kalıcılığını artırmayı başardık.
Kök hücre destekli yağ enjeksiyonu meme büyütme amaçlı uygulanabilir mi?
Geçmişte meme büyütme amaçlı olarak yağ enjeksiyonu yöntemi kullanılmasına karşın kullanılan yetersiz teknik ve yaklaşımlar nedeniyle istenilen sonuçlar elde edilememişti. Kök hücre destekli yağ enjeksiyonu ile artık, arzu edilen meme volümünü sağlamak mümkün hale geldi. Enjekte edilen yağ dokusunun oluşturduğu volüm ve kıvam ile oldukça doğal neticeler elde edebiliyoruz. Seçilmiş olgularda ve belli bir volüme kadar kök hücre destekli yağ enjeksiyonu yaparak meme büyütme elde edebiliyoruz. Silikon protezlerden en üstün özelliği, kendi hücrelerinizle, memenin orijinal kıvamında ve üç boyutlu büyütme sağlamasıdır.
Kök hücre destekli yağ enjeksiyonun diğer yöntemlere olan üstünlükleri nedir?
Geçmişte uygulanan yağ enjeksiyonları sonrası, yağ dokusu canlılığını koruyamadığından zamanla volüm kaybı olurdu. Yağ dokusu, vücudumuzda damarlanması en bol doku olmasına rağmen nakledildiği ortamda yaşayabilirliğinin az olması plastik cerrahları yılardır arayış içerisine itmiştir.
Enjekte edilen yağ dokusunun yaşayabilirliğini artıran bazı faktörler vardır; yağ hücreleri büyük hacimlerine rağmen travmaya karşı oldukça hassas hücrelerdir. Liposuction ile yağ elde etme aşamasında kullanılan ileri yöntemler yağ hücrelerinin canlılığını bir noktaya kadar artırmakla birlikte yağ enjeksiyonlarında istenen volümü sağladığı tam olarak söylenmezdi. Biz kök hücre yardımıyla, enjekte edilen yağ hücrelerinin yaşayabilirliğini ve kalıcılığını artırmayı başardık
Kök hücre destekli yağ enjeksiyonu meme büyütme amaçlı uygulanabilir mi?
Geçmişte meme büyütme amaçlı olarak yağ enjeksiyonu yöntemi kullanılmasına karşın kullanılan yetersiz teknik ve yaklaşımlar nedeniyle istenilen sonuçlar elde edilememişti. Kök hücre destekli yağ enjeksiyonu ile artık, arzu edilen meme volümünü sağlamak mümkün hale geldi. Enjekte edilen yağ dokusunun oluşturduğu volüm ve kıvam ile oldukça doğal neticeler elde edebiliyoruz. Seçilmiş olgularda ve belli bir volüme kadar kök hücre destekli yağ enjeksiyonu yaparak meme büyütme elde edebiliyoruz. Silikon protezlerden en üstün özelliği, kendi hücrelerinizle, memenin orijinal kıvamında ve üç boyutlu büyütme sağlamasıdır.
Kök hücre destekli yağ enjeksiyonun diğer yöntemlere olan üstünlükleri nedir?
Geçmişte uygulanan yağ enjeksiyonları sonrası, yağ dokusu canlılığını koruyamadığından zamanla volüm kaybı olurdu. Yağ dokusu, vücudumuzda damarlanması en bol doku olmasına rağmen nakledildiği ortamda yaşayabilirliğinin az olması plastik cerrahları yılardır arayış içerisine itmiştir.
Enjekte edilen yağ dokusunun yaşayabilirliğini artıran bazı faktörler vardır; yağ hücreleri büyük hacimlerine rağmen travmaya karşı oldukça hassas hücrelerdir. Liposuction ile yağ elde etme aşamasında kullanılan ileri yöntemler yağ hücrelerinin canlılığını bir noktaya kadar artırmakla birlikte yağ enjeksiyonlarında istenen volümü sağladığı tam olarak söylenmezdi. Biz kök hücre yardımıyla, enjekte edilen yağ hücrelerinin yaşayabilirliğini ve kalıcılığını artırmayı başardık
Operasyon hakkında bilgi verebilir misiniz?
Operasyona canlı yağ dokusu elde etmek için liposuction ile başlıyoruz. Genellikle karın bölgesi veya basen bölgelerinden alınan yağlar yeterli geliyor. Liposuction işlemi bitikten sonra alınan yağların bir bölümü enjeksiyon için özel bir işleme tabi tutuluyor. Alınan yağın bir bölümünden ise, birtakım histokimyasal süreçten sonra “sromal vasküler fraksiyon” içeren ve içerisinde kök hücrelerin de bulunduğu taze hücre süspansiyonu elde ediliyor. Bu hücreler enjekte edilmeyi bekleyen yağ dokusu ile karıştırıldıktan sonra meme doksunun altına, fasya denilen zarın üst, alt bölgesi ve meme altı kas dokusu içerisine enjekte ediliyor. Yani meme dokusu içine enjeksiyon yapılmaksızın , farklı doku tabakalarına hücreler transfer ediliyor.
Hem liposuction hem de yağ enjeksiyonu oldukça küçük kanül giriş deliklerinden gerçekleştirildiği için herhangi bir iz kalmıyor. Her bir meme için, uygulanan operasyon ile 200 ml’e kadar volüm artışı sağlanabiliyor. Arzulanan meme büyüklüğü daha fazla ise işlemin tekrarlanmasında herhangi bir sakınca yok.
Operasyonun herhangi bir yan etkisi mevcut mu?
Yağ enjeksiyonu bilinenin aksine, doğru teknikler kullanılarak yaşayabilirliği artırıldığında vücudumuz için en uygun dolgu maddesidir. Nitekim, kök hücre destekli yağ enjeksiyonu, günümüze kadar yapılan çalışmalar içerisinde yağ hücrelerinin yaşayabilirliğinin artırılması yönünden devrim niteliği taşımaktadır. Ayrıca, kendi yağ hücreleriniz olması herhangi bir allerjik yan etki riskini ortadan kaldırıyor.